Adana’nın yazı meşhur. Temmuz ve ağustosta gündüz sokağa çıkmak başlı başına mesele. Şehir buna göre bir yemek düzeni kurmuş.

Öğle sıcağında: bici bici

Buzdolabı yokken Toroslar’dan kar getirilip buzhanelerde saklanırmış. Bici bicinin kökeni buraya dayanıyor.

Nişasta muhallebisinin üzerine rendelenmiş buz, en üste gül şerbeti. Porsiyon küçük, ağır değil, anında serinletiyor.

Soğuk yenen yemekler

Batırık yazın işi. İnce bulgur domates ve salatalıkla yoğruluyor, soğuk servis ediliyor, marul yaprağına sarılıp yeniyor.

Bostana ve cacık da aynı mantıkta. Nar ekşisi ve yoğurt sıcakta iyi geliyor.

İçecekler

Şalgam yazın da içiliyor, tuzlu olduğu için terle kaybedileni karşıladığı söyleniyor. Ayran zaten her sofrada.

Akşam üstü muzlu süt yaygın bir alışkanlık. Pastanelerde cam sürahilerde soğutulup bardakla satılıyor.

Kebabı akşama bırakın

Yazın öğlen kebap yemek iyi fikir değil, ağır geliyor. Şehir de zaten akşamı bekliyor: sıcak kırıldıktan sonra, dokuz sularında ocaklar doluyor.